Heyy, merhabalar,
Sizleri mutlulukla selamlıyorum 👋🏻
Kelimeler zihnimden işlenmeye fırsat bulmadan dökülsün istiyorum. Samimiyetle… Bir kaç işi aynı anda yapmak oldukça hoşuma gidiyor bugün de öyle yapacağım çünkü hepimiz günlük hayatta böyle yapıyoruz ve sanırım bu daha samimi ve deneyimlerimi aktarırken daha gerçekçi! Şu an arkada tasarım programlarım açık; Photoshop, Illustrator ve bir Zoom toplantısı ve biraz da sohbet kırıntıları…
Hafta sonu biraz odamı toparlamak ve geçmişin derinliklerine dalmak istedim. Parke zemini temizlemek için odama girdim ve bilgisayara hafif bir müzik çalmasını söyledim. Elbette Siri!
Kulaklıklarımın bağlantısını kontrol ettim. Bir çekmecem var içerisinde kartvizit biriktiririm, ne kadar da çok. Yaklaşık 6 aydır dijital kartvizit tasarlayan bir tasarımcı olarak sürekli bir sorgulama içerisindeydim: Kartvizitler nereye gidecek, sonları ne olacak, basılı kartvizitlerden vazgeçerek hata mı ediyoruz?
Ancak bu çekmece sorularıma cevap almama yetti.
Annem elinde bir poşetle odaya girdi ve neşeli bir şekilde “eeee tatlım atıyoruz onları değil mi?”
Kulaklığımdaki şarkının Beethoven’in Ay Işığı Sonatı’ndan “Kaç Kadeh Kırıldı Sarhoş Gönlümde”ye geçmesi tesadüf olamazdı 🙂
Biriktirme huyum var, kabul. Ancak aylardır ekibimle dijital kartvizit geliştirirken ve kafamda sürekli basılı kartvizitin yerini sorgulamaktan kendimi alamazken iyi tasarımlı bir kaç kartvizitten başka ne kaldı elimde şimdi?
Hepsini poşete doldurdum.
Kitabının bir sayfası dahi kırışsa dehşete kapılan takıntılı biri için kenarları kıvrılmış kartvizitleri geri dönüşüme atmanın verdiği huzuru hissedin, azıcık buruk…
Bazı kartvizitleri o kadar saklamışım ki sararmış hatta dükkanlar kapanmış!
Eskiye özlem duymak çok doğal. Yeniliklere uyum sağlamada zorlananlar için dijital kartvizite bakmak çığlık tablosuna bakmak gibi hissettirebilir bunu da anlayabilirim.
Ancak yenilikler her şekilde dur durak bilmeksizin devam edecektir. Merdaneli çamaşır makinesi kullanmıyoruz örneğin.
Şimdi? Her şey çok hızlı gelişiyor, her gün yeni bir şey tanıtılıyor.
Bu kartvizitle ilgili gösterişli tipik bir hikaye falan değil, bu sadece samimi teknolojiye ilk başta eleştirel bakan bir tasarımcının hikayesi. Eskiden oldukça katı bir yaklaşıma sahipti, sınırları vardı ama her yeniliğin bir güzelliği olduğuna inanarak durmayacak.
…aynı zamanda bazen sizlere de “heyy merhaba” demekten de çekinmeden samimiyetle yazacak.
Sevgi ve kahve ile,
Simge Yılmaz




